Kudret Çat – SEN NERDESİN

kudret çat2

aynaya baktım ben bana yabancı
hasretle hüzün içimde sancı
sebebi sensin oldugun gün yolcu
dal kırıldı gülüm soldu sen nerdesin

sorsam elimde değil hal hatrını
çaresizlik çekip alır canımı
kaplar acım mısramı şiirimi
dal kırıldı gülüm soldu sen nerdesin

sen gittin karardı ufkum gün doğmaz
yüreğim sardı yara iflah olmaz
yandı KUDRET’in canı yüzü gülmez
dal kırıldı gülüm soldu sen nerdesin

21/08/2014

HÜSEYİN HAYDAR – AĞIR DEVİR- İnsanın Şartı

hüseyin haydar1

İslam’ın şartını biliyorsun da,
İnsan’ın şartını biliyor musun?
Söyle bakalım özgürlüğün farzını,
Bağımsızlığın şartı kaçtır?

İmanın şartını biliyorsun da,
Limanın şartını biliyor musun?
Say bakalım suyun, geminin farzını,
Başıdik yaşamanın şartı kaçtır?

Uçağa binmenin şartını biliyorsun,
Uçak yapmanın farzını biliyor musun?
Söyle bakalım bilimin beş şartını,
Yaparım, demenin farzı kaçtır?

Namazın şartını biliyorsun,
Vatanın farzını biliyor musun, peki?
Söyle bakalım özgürlüğün farzını,
Adam olmanın şartı kaçtır?

Aldığın araba on bin devir gücünde
Araba yapma isteğin kaç devir?
Bilgisayarınla övünüyorsun,
Niçin bir tane de sen yapmıyorsun?

Borsaya girmenin şartını biliyorsun,
Emeğin şartını biliyor musun?
Say bakalım içten ve dıştan
Sevmenin, sevilmenin farzı kaçtır?

Dünyalı olmanın şartı kaç?
Kardeşçe yaşamanın, barışın farzı.
Say bakalım ekinin, ekmeğin şartını,
Mutluyum demenin farzı kaçtır?

Kaç kaçabilirsen bu sorulardan,
Bırakmaz yakanı insan olmanın farzı.
Kafdağını aşsan da kurtulamazsın,
Duymazsan sarıçiğdemin ahını.

İstersen gül gibi yapabilirsin,
Yeter ki yerine getir devrimin tek şartını:
Dört kitabı bir hecede hak eyle sen,
Güneşi avucuna alabilirsin.

Hasan Hüseyin Korkmazgil – Kadınlar

hasan hüseyin korkmazgil5

Üç etekli ak pusulu türkü bakışlı
Kadınlar yürüyor dağlara doğru
Leylak moru gül kurusu dağlara doğru
Özlemlerle acılarla bir Anadolu
Sivas’lımı Urfa’lımı bilemem gayri
Kadınlar kadınlar dağlara doğru
Çalı çırpı sıla gurbet dağlara doğru
Sarı sıcak ak cibinlik dağlara doğru
Ordu ordu çekip gider ay çiçekleri
Bakma Turaç bakma bana bakma el gibi
Bilemezler avcının kim olduğunu
Sezmişler düşmanın kokusunu
Kadınlar kadınlar dağlara doğru
Özlemlerle acılarla bir Anadolu
Bu sıtmalı gecelere bu beşikleri
Bakma Turaç bakma bana bakma el gibi.

Nebi Xezri – “BAHARLI YURDUM”

Ey, əziz anam, Azərbaycan!
Sənə bağlıyam, Azərbaycan!
Ömrümün mənasısan,
Qardaşlıq dünyasısan,
Anamın anasısan, Azərbaycan…

Ömrümün mənasısan,
Qardaşlıq dünyasısan,
Anamın anasısan, Azərbaycan…

Baharlı yurdum, Azərbaycan!
Çinarlı yurdum, Azərbaycan!
Sənsən eşqim, zəfərim,
Çağlayan Kür, Xəzərim,
Günəşli al səhərim, Azərbaycan!

Sənsən eşqim, zəfərim,
Çağlayan Kür, Xəzərim,
Günəşli al səhərim, Azərbaycan!

Ahmet Muhip DRANAS – SERENAD

ahmet muhip dıranas1

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Açılan bir gülsün sen yaprak yaprak
Ben aşkımla bahar getirdim sana;
Tozlu yollarından geçtiğim uzak
İklimden şarkılar getirdim sana.

Şeffaf damlalarla titreyen, ağır
Koncanın altında bükülmüş her sak.
Seninçin dallardan süzülen ıtır,
Seninçin karanfil, yasemin zambak…

Bir kuş sesi gelir dudaklarından;
Gözlerin, gönlümde açan nergisler.
Düşen öpüşlerdir dudaklarından
Mor akasyalarda ürperen seher.

Pencerenden bir gül attığın zaman
Işıkla dolacak kalbimin içi.
Geçiyorum mevsim gibi kapından
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

ERKAN YÜCEL

Erkan Yücel

Yansın pervane yansın, kardeşlerim uyansın.
Pervane ışık arar, arar tutkudan yanar.
Yanıp tutuşanlardan nice aydınlık doğar.
yansın pervane yansın, kardeşlerim uyansın.
Güçlükleri aşmalı, güneşe ulaşmalı.
Yansın şu yürek yansın, yakana kavuşmalı
Yansın pervane yansın, kardeşlerim uyansın.

Ceyhun Atuf KANSU – Anne, bahar geliyor uyansana

084

Çık altın eşikte bekle beni,
En güzel tılsımları buldum sana
Koklayabilmek için nefesini.

Yeni açmış şu erik hatırlatır
Bana ağaçları çok sevdiğimi,
Sevginle mi ıslanmış şu sonsuz kır,
O kara bırakmışsın gözlerini.

Gül güzel annem benim, benim rüyam
İçimden çiçekli bir yol var sana,
Senin yerine biraz ben uyusam
Anne bahar geliyor uyansana.

Özdemir İNCE – UYKUSUZLUK – XXXVIII

özdemir ince3

Külün altında duruyor bedenin
sönmüş meşe gövdesi,
ertelenmiş yazlar.

Kül: Senin kendi ipek külün,
kül: beklemekte uyanacağı rüzgârı.

Yeniden yaratıyorum seni
duyan beynimle
düşünen yüreğimle
kollarımın içinden giderek.

Anımsarım, sana dokunduğum zaman,
bir yanım bir yanına dokunduğunda,
huş yaprağı olarak kokman gerek
ceylan teri kokmalısın
su kaynağı kokacaksın.

Koku da değişiyor zamanla:
Kapalı mahzen küfüyle kokabilir
kendini dünyaya açmamış gövde,

Kendi kendini kilitlemiş bir beden,
dilsiz, kör ve sağır bir kül-ten.
Üç vaktin birinde bir rüzgâr olmalıyım!

Nafer ERMİŞ – VADİDEKİLER

044

Su kadar masumuz
Hiç günah işlemedik
Tanrıdan başka hiçbir şey
Hiçbir gelecek düşlemedik
Hiç isyan etmedik ve isyan edeni de sevdik
Celladı da kurbanı da bizden bildik
Bütün bildiklerimizi sevdik
Dağı da dağdan kopan taşı da
Kılıçlarımız gerçekti
Düşmanlarımız hayal
Rüzgar da bizdik yaprak da
Rüzgarda esen de üstelik

Yaslansın şimdi o, o yarattığı dağlara
İzlesin şimdi keyifle, kendinden kopup gidenleri
Ruhunu emanet ettiği o biçare bedenleri

Ali Püsküllüoğlu – Öldürenler De Ölür

Ali Püsküllüoğlu

Dün gece seyrim içinde
Öldürenler de ölür
Şu dünyada kötülüklerden gayrı
Ne kalır

Böyle demiş ozanlar
Öldürenler de ölür
Kurtlar kuşlar düşman degil insana
Arılardan dost olur

Sokak başları tutulmuş
Öldürenler de ölür
Ankara’nın ortasında
Bu ne martin sesidir

Kar yagar kan üstüne
Öldürenler de ölür
Gencecik gider canlar
Ahları yerde mi kalır