Mustafa Irgat – Adalet Yerini Bulur

Mustafa Irgat

“Efendilik kimde kalsın?”

Köpeklerin yalnız başına eşinmesinde
cümlesi hemen, demi anlaşılmayan ülke

redifli itirafını batırdı rastlansal:
Tekneleri tekneme çarpıp açılan liman

size sonsuz kıvançlar sunarım, darağacı
bize, ele-avuca sığmaz tekmeler, ki ne.

Bitik, bu akşamı camgöbeği kardeş ölü.
Ayağa kaldırılsın, gencinize göz kırpsın.

Vezir, virgülü nereye koymasını bilir.
Hangi kanat, kuşsuz tabak, uçan ölü örtü.

Sandıkları kadar üstü çizili insan var

Kudret Çat – HÜZNE DALAR YAZARIM

kudret çat4

Geceme renk katan yıldız gözlerin
Samimi candan o güzel sözlerin
Hayaline bakıp bakıp yanarım
Hasretinle hüzne dalar yazarım

Çatılı hilali andırır kaşın
Pak anlında ebru gülleri açan
Öyle de aldırmaz bakma uzaktan
Hasretinle hüzne dalar yazarım

Gelgör yarım bedende kaldı canım
Karşına çıkacak yok ta takatım
Şairim nam tükenmez KUDRET adım
Hasretinle hüzne dalar yazarım

21/02/2014 – Aksaray

FAZIL HÜSNÜ DAĞLARCA – BU ELLER MİYDİ?

203

Bu eller miydi masallar arasından
Rüyalara uzattığım bu eller miydi.
Arzu dolu, yaşamak dolu,
Bu eller miydi resimleri tutarken uyuyan.

Bilyaların aydınlık dünyacıkları
Bu eller miydi hayatı o dünyaların.
Altın bir oyun gibi eserdi
Altın tüylerinden mevsimin rüzgarı.

Topraktan evler yapan bu eller miydi
Ki şimdi değmekte toprak olan evlere.
El işi vazifelerin önünde
Tırnaklarını yiyerek düşünmek ne iyiydi.

Kaybolmus o çizgilerden
Falcının saadet dedikleri.
O köylü çakısının kestiği yer
Söğüt dallarından düdük yaparken…

Bu eller miydi kesen mavi serçeyi
Birkaç damla kan ki zafer ve kahramanlık.
Yorganın altına saklanarak
Bu eller miydi sevmeyen geceyi.

Ayrılmış sevgili oyuncaklardan
Kırmış küçücük şişelerini.
Ve her şeyden ve her şeyden sonra
Bu eller miydi Allaha açılan !

Ayşen Savadova – Gökkuşağı sevgilim

f080

Gökkuşağı sevgilim,
Masum bir bebeksin
İncitmekden korkduğum
Dokunmaya kıyamadığım
Narinsin, safsın, inci tanesisin
Pamuk kalpli sevgilim
Haydi kalk gidelim bu şehirden
Şehir uyanmadan
Martılar bizi esir almadan
Haydi kalk gidelim buralardan
Bir güvercin misali
Dans edelim sonsuzlukda
Şarkımızı söyleyelim
Yankınlasın sesimiz boşlukda
Haydi kalk gidelim aydınlığa
Yorulunca yaslan bana
kanat olurum,göz olurum,güç olurum
İstersen gökyüzü olurum, sana karışırım
Sen hep masum kal diye
Gökkuşağı sevgilim…
Haydi kalk gidelim
Bak, seni bekliyorum….
05.2014, Bakı

Bülent Gökgöl – Ey! Lül

010 (2)

“ Ey! Lül “

Gel GECE gel,
Demedi deme
Ten, çölde dipsiz kuyu
Göz akrep, Dil yelkovan
Düş zehir zemberek
Gel Has bi hal edelim, gel
Kuzeyde Kuralım saati en insanından…

Gel GECE gel, nerede kaldın
Gizler kurar, Fallar bakarım
Düş yorar, Aşk gizler
Kehanetler söylerim…
Yeni yalanlar uydurur
Umut tazelerim..gel
Unuttukça tazelenir yara
Paylaaşıldıkca büyür aşk
Kuzeyden anlatalım saati en hasretinden…

Gel GECE gel,Demedi deme
Adın, aklımda kört bıçak
Tenimi kerter söz…
Yol; Tenhada sönen kar tanesi
Muhabbet Sürgit sonsuzu…Gel
Gel birlikte susalım
Susayalım sevgiye
Şaraba çöksün hasret
Kırılsın şişede an
Öldükçe tazelensin sır…
Unuttun mu?
Anlaatıldıkca eksilir aşk!
Demedi deme…gel
Kuzeyde kurgulayalım zembereği…

Nilgün Marmara – ÇOK GÜZEL

nilgün marmara1

Durma artık burada uysal âşık!
Aydınlık milinin yatağında.
Bilemiyoruz belki de meşe o ağacın adı,
Anlayamıyoruz varolduğumuzu gölgesinde
ağırbaşlılığının.
Veda geliyor şimdi, öğretmek için
sergilenmeyi, uçuşan geriye dönen
vakitte.

Kime, kime gönderiyor incelen yapraklarını
yüzün, kavisin beyaz yanağıyla?

Bu aklıkta, minarem mavi benim.
Işığım denize kayıyor, bir sayıklama
izleğiyle, bir zamanlar pay verdiğimiz
insanlığa!