Orhan Veli

orhan veli5

İşim gücüm budur benim,
Gökyüzünü boyarım her sabah,
Hepiniz uykudayken.
Uyanır bakarsınız ki mavi.
Deniz yırtılır kimi zaman,
Bilmezsiniz kim diker;
Ben dikerim.
Dalga geçerim kimi zaman da,
O da benim vazifem;
Bir baş düşünürüm başımda,
Bir mide düşünürüm midemde,
Bir ayak düşünürüm ayağımda,
Ne haltedeceğimi bilemem.

Cahit Külebi – Açık

048

“Biz hep açık konuştuk
Gökyüzünden maviydi sözlerimiz.
Sığ bataklarda değildik, kuşlar gibiydik
Uçarıydık.Gözlerimizde
Şavkıyan parıltılar gibiydik.

Biz iyiye iyi, güzele güzel dedik
Masallardan çekerdik mısraları, tülbent gibi.
Yalnız, şiirlerde yalan söylemezdik
Umutlarımızda, hayallerimizde de yalancı değildik.

Biz buğday tarlalarında buğday
Ağu yeşili bahçelerde ot,
Trenlerde düdük sesiydik.
Yıldızlara çobandık, değirmenlere su
Bozkırlara bulut gölgesiydik.

Seller aktı gitti. Biz kaldık
Bulutlar uçtu gökyüzünden
Rüzgârlar darmadağın etti
Ne bahçesinden hayır var, ne güzünden.
Akıl da bulutlar gibi çekip gitti.

Nerden bilirdik, çalışmaktan
Kocayacağını sevgililerin
Yaşamanın güzelliği kadar
Hoyratlığını, bezginliğini…
Biz kaldık, koyup gitti bahar
Her şeyi nerden bilirdik.”

YAŞAR NEZİHE BÜKÜLMEZ

mecnun isen ey dil sana leyla mı bulunmaz
bu goncaya bir bülbül-ü şeyda mı bulunmaz

sun şerbet-i lal-i lebin ağyara vefasız
saki mi bulunmaz bana bir sahbâ mı bulunmaz

arzetmiyorum aleme alam-ı derunum
yoksa bana bir mahremi sevda mı bulunmaz

bir sen misin alemde tabip illet-i aşka
teşhis-i dile başka etibba mı bulunmaz

al aşkını ver gönlümü allah için olsun
dil vermek için dilber-i rana mı bulunmaz

mesud edecek kimse seni yoksa nezihe
meşgul edecek bir şuh-ı hülya mı bulunmaz

Ganire Paşayeva – SÖYLE YAR

qanire paşayeva1

Neden koydun aramıza,
Candan, tenden bir duvar…
Artık çok geç, dönüşü yok,
Bu yolun “tek gidiş”i var.

Neden ördün aramıza,
İhanetten bir duvar…
Niye kıydın sevgimize?
Niye kıydın, söyle yar!

Neden koydun aramıza,
Sen buz kalpli adamlar.
Keşke hiç olmayaydı,
Bu adamlar…
Bu duvar…

(Ganire Paşayeva “AŞK BAŞKA” şiirler kitabından)

Muhip Süeltürk – BARIŞ

081

Güvercinlere tünek olamadık
Olamadık zeytin dalına defne
Barış gününe sofra
Derdimize ekmek
Sularımıza ırmak
Maviye bulut
Sana bana umut
Olamadık kardeşim

Zincirden bir yüzyıl
Zulüm her rüzgardan çöl
Petrol karası ten
Yol düşkünü istasyon
Banka kılıklı baron
Allaha inat yarışır
Çelik, gökdelen , beton
……………..Barış gününe

Turgut Uyar

IMG_8642

Herkesin;
Bir umudu vardır,
Bir savaşı,
Bir kaybedişi,
Bir acısı,
Bir yalnızlığı,
Bir hüznü…
Çünkü herkesin bir gideni vardır.
İçinden bir türlü uğurlayamadığı.

Behçet Necatigil – Kitaplarda Ölmek

behcet necatigil9

adı, soyadı
açılır parantez
doğduğu yıl, çizgi, öldüğü yıl, bitti
kapanır parantez

o şimdi kitaplarda bir isim, bir soyadı
bir parantez içinde doğum, ölüm yılları

ya sayfa altında ya da az ilerde
eserleri, ne zaman basıldığı
kısa, uzun bir liste
kitap adları
can çekişen kuşlar gibi elinizde

parantezin içindeki çizgi
ne varsa orda
ümidi, korkusu, gözyaşı, sevinci
ne varsa orda

o şimdi kitaplarda
bir çizgilik yerde hapis
hala mı yaşıyor, korunamaz ki
öldürebilirsiniz

Rıfat ILGAZ – LEYLAKLARINI ANLATIYORUM

rifat ilgaz3

Leylak getiriyorsun bana güneşli bir gün
Onu saçlarından topladığın belli
Bir leylak bahçesisin karşımda

Böyle kucağında kalsa daha iyi
Bir vazoya bırakıp gidiyorsun
Sen gidiyorsun leylaklar kalıyor mu sanki
Önce renkleri gidiyor arkandan
Nesi varsa gidiyor soyunarak

Her vazoya baktıkça karşımdasın ne tuhaf
Her kokladıkça dönüp dönüp geliyorsun
Düşünceler gibi filizleniyorsun gün geçtikçe
Yaprak yaprak gelişiyorsun
Leylak leylak bakıyorsun gözlerimin içine
Ölümsüz bir mevsim oluyorsun

(1961)