AKIN OK

venedik1

 

Her zamana kaçan
Bir yürek haritası değil!
Her yalana bi dünya kuran
İnsanlık müsveddesi!
Utanmanın zamanı
Gelmez mi sandın!

Bak birer birer çıkıyor yaptıkların!
Bu son ölümün
Bi daha doğmayacak güneşlerin
Ay’ın kardeşliğine ihanet ettin!
Şu limanda yerin yok artık!
Yürü be yürü yürü
Çukuruna rüzgar gelmesin….

Foto : Ayşen Savadova

TURGUT UYAR – GÖĞE BAKMA DURAĞI

turgut uyar2

İkimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım
Şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından
Bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından
Durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar
Şu aranıp duran korkak ellerimi tut
Bu evleri atla bu evleri de bunları da
Göğe bakalım

Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım
İnecek var deriz otobüs durur ineriz
Bu karanlık böyle iyi afferin tanrıya
Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum
Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun
Herkes uyusun bir seni uyutmam birde ben uyumam
Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım
Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda
Beni bırak göğe bakalım

Senin bu ellerinde ne var bilmiyorum göğe bakalım
Tuttukça güçleniyorum kalabalık oluyorum
Bu senin eski zaman gözlerin yalnız gibi ağaçlar gibi
Sularım ısınsın diye bakıyorum ısınıyor
Seni aldım bu sunturlu yere getirdim
Sayısız penceren vardı bir bir kapattım
Bana dönesin diye bir bir kapattım
Şimdi otobüs gelir biner gideriz
Dönemeyeceğimiz bir yer beğen başka türlüsü güç
Bir ellerin bir ellerim yeter belliyelim yetsin
Seni aldım bana ayırdım durma kendini hatırlat
Durma kendini hatırlat
Durma göğe bakalım

İlhan Berk

tbilisi8

 

Ne zaman seni düşünsem
Bir ceylan su içmeye iner…
Çayırları büyürken görürüm
Her akşam seninle
Yeşil bir zeytin tanesi
Bir parça mavi deniz alır beni
Seni düşündükçe
Gül dikiyorum elimin değdiği yere..
Atlara su veriyorum
Daha bir seviyorum dağları…

Cemal Süreya

venedik6

Ortasında yakalamalı bir insan yaşamı…
Ömrün ortası…
Çayın ortası…
Gecenin ortası…
En güzeli de…
Bir çift kahverengi gözün ortası…

Fotoğraf: Ayşen Savadova

Can YÜCEL

resim8

 

Dostlar ırmak gibidir
Kiminin suyu az,kiminin çok
Kiminde elleriniz ıslanır yalnızca
Kiminde ruhunuz yıkanır boydan boya

İnsanlar vardır;
Üstü nilüferlerle kaplı,
Bulanık bir göl gibi…
Ne kadar uğraşsanız görünmez dibi.
Uzaktan görünüşü çekici aldatıcı
İçine daldığınızda ne kadar yanıltıcı…
Ne zaman ne geleceğini bilmezsiniz;
Sokulmaktan korkarsınız,güvenemezsiniz!

İnsanlar vardır;
derin bir okyanus…
İlk anda ürkütür,korkutur sizi.
Derinliklerinde saklıdır gizi,
Daldıkça anlarsınız,daldıkça tanırsınız;
Yanında kendinizi içi boş sanırsınız.

İnsanlar vardır,
coşkun bir akarsu…
Yaklaşmaya gelmez,alır sürükler.
Tutunacak yer göstermez beyaz köpükler!
Ne zaman nerede bırakacağı belli olmaz;
Bu tip insanla bir ömür dolmaz.

İnsanlar vardır;
sakin akan bir dere…
İnsanı rahatlatır,huzur verir gönüllere.
Yanında olmak başlı başına bir mutluluk.
Sesinde,görüntüsünde tatlı bir durgunluk.

İnsanlar vardır;
çeşit çeşit,tip tip,
Her biri başka bir karaktere sahip.
Görmeli,incelemeli,doğruyu bulmalı.
Her şeyden önemlisi insan,insan olmalı…

İnsanlar vardır;
berrak,pırıl pırıl bir deniz.
Boşa gitmez ne kadar güvenseniz.
Dibini görürsünüz her şey meydanda.
Korkmadan dalarsınız,sizi sarar bir anda.
İçi dışı birdir çekinme ondan.
Her sözü içtendir,her davranışı candan…

Foto : Ayşen Savadova

Ayşən Savadova – Cennet kokulum

ayşen savadova5

 

Bugün yine telaşla uyandım
Uykumda sen vardın
Yine sana ulaşmaya çalışıyordum
Yine çılgınlar gibi seni arıyordum
Gözlerimi açtım
Güneş doğmuştu odama
Ama sen yoktun yine yanımda
Gözlerin yoktu baş ucumda
Ellerin yoktu saçlarımda

Bugün yine sensiz uyandım
Ama yine de mutluyum sevgilim
Çünkü varsın nefes alıyorsun
Kalbin benim için çarpıyor
Gözlerin benim için gülüyor

Ama çok özledim be sevgilim
Ne kadar özlediğim aklıma gelince
Aklım kalbime yeniliyor
Susadım sevgilim çok susadım
Ellerine susadım
Gözlerine susadım
Bakışına susadım

Ama en çok kokuna susadım sevgilim

23.03.2016

ÖMER BEDRETTİN UŞAKLI – DENİZ HASRETİ

023

Gözümde bir damla su deniz olup taşıyor
Çöllere kalmış gibi yanıyor, yanıyorum.
Bütün gemicilerin ruhu bende yaşıyor
Başımdaki gökleri bir deniz sanıyorum.

Nasıl yaşacağım ey deniz senden uzak?
Yanıp sönüyor gibi gözlerimde fenerin.
Uyuyor mu limanda her gece sallanarak
Altından çivilerle çakılmış gemilerin?

Sevmiyorum suyunda yıkanmamış rüzgarı
Dalgaların gözümde tütüyor mavi, yeşil.
İçimi güldürmüyor sensiz ay ışıkları
Ufkunda yükselmeyen güneşler güneş değil.

Bir gün nehirler gibi çağlayarak derinden
Dağlardan, ormanlardan sana akacak mıyım?
Ey deniz, söyle bir gün sana bakacak mıyım
Elma bahçelerinden, fındık bahçelerinden?

NAZIM HİKMET – ANNEN

011

Sen bir avuç bebektin
Kimdi süt veren sana,
Hastalandın ölecektin
Kim kanat gerdi sana?
Senin minik başını
Avuçlarına alıp
Gece uykusuz kalıp
Kucağında kim salladı
Ağladın, seninle kim ağladı
Annen!

Sana ilk adımlarını attıran kimdir
Konuşmayı öğretti sana bir bir
Annen!

Sen şimdi giderken okula
Sefertasını kim hazırlar?
Kim bakar arkandan yola?
Sende en çok kimin hakkı var
Kimdir seni en çok seven
Annen!

Dünyayı hiç değilse bir günlüğüne
allı pullu bir balon gibi verelim oynasınlar
oynasınlar türküler söyleyerek yıldızların arasında
dünyayı çocuklara verelim
kocaman bir elma gibi verelim sıcacık bir ekmek somunu
gibi
hiç değilse bir günlüğüne doysunlar
dünyayı çocuklara verelim
bir günlük de olsa öğrensin dünya arkadaşlığı
çocuklar dünyayı alacak elimizden
ölümsüz ağaçlar dikecekler

Sezai Karakoç – Kayboluş

sezai karakoç

 

Üstündeki giysi gözünün renginde
Yürüyor yürüyordu arkasına bakmadan
Onu kaybettim bir kış gününde
Yağmur yağmur yağmur yağıyordu durmadan

Ölü taşıyan bir araba
Araya girdi galiba

Koştu koştum yetişemedim
Sanki önümü kapatan bir sütundu zaman
İnsanlar otomobiller dalgın habersiz zalim
Alıkoyamadım on meçhullere dalmaktan

Boşunaydı artık çaba
Boşuna mıydı acaba

Dondum kalakaldım olduğum yerde
Gözlerimi kaplıyordu duman duman duman
Gönlüm ne geçmişte ne geleceklerde
Bir mahkûmdum görülmemiş bir cezaya çarpılan

Uğrayan bir azâba
Sığmaz hesaba kitaba