ABDULLAH TUKAY – ANA DİL (Tugan Tel )

ABDULLAH TUKAY

Ey ana dil, ey güzel dil, anamın babamın dili!
Dünyada çok şey bildim senin sayende ana dili.

En önce bu dille anacığım beşikte ninni söylemiş
Ardından geceler boyu nineciğim masal anlatmış.

Ey ana dil! Her vakit yardımınla senin,
Küçüklükten anlaşılmış şatlığım, kaygım benim.

Ey ana dil! Seninle olmuş en ilk kıldığım duam:
Bağışla, diyerek özümü hem anacığımı babacığımı Hüdam!

NÎMETULLAH HAFIZ – GÜNAYDIN – Makedonya Yugoslavya (Kosova) Türk Edebiyatı

013

Gün ışıyor
Günaydın gülümseyen odam
Yorgunluk bilmeyen saatim, kızgın sobam
Ateş dolu mangalım,
Gevşemiş sedirim, yastıklarım,
Elbiselerim, çantam, kitaplarım,

Günaydın!
Günaydın yeşil evim
Dilsiz meyvelerim, kuşlarım,
Billur derem,
Ağıldaki şişman hayvanlarım,
Delik deşik topum, oyunlarım,
Günaydın!

Günaydın aylı, güneşli kentim,
Savaşların türküsünü mırıldayan nehrim,
Mini mini evlerim,
Çok şeyler görmüş Kale’m, Daltulum’um,
Ter soğutan parkım,
Günaydın!

Günaydın dağ ninnileriyle büyüyen yurdum
Savaş görmüş, çok ağlamış kentlerim,
Dizginsiz sabırlı yurttaşlarım,
Şirin dağlarım, nehirlerim,
Verimli kırlarım, ormanlarım
Nehirleri barıştıran denizim,
Gökyüzüne duman kusan fabrikalarım,
Günaydın, Hepinize günaydın!
(Makedonya Yugoslavya (Kosova) Türk Edebiyatı VII, s. 367)

Arif Albayrak (KKTC Türk edebiyatı) – BARIŞ ÇİÇEĞİ

Arif Albayrak

Sen gerçek yaradansın,
Şüphe götürmez, tartışılmaz olan.
Karşımda görebildiğim,
Her bakışımda aynaya senden çok şeyler bulabildiğim,
Dokunabildiğim özgürce,
Sevebildiğim.
İhmal etsem de seni sevmekten bıkamadığım
Belki,
Belki senin beni sevdiğin kadar asla sevemediğim,sevemeyeceğim.

ABDULLAH TUKAY – DERTLİ DEĞİL MİYİM?

ABDULLAH TUKAY

Dertli mesul tutulur mu, müptelayım neyleyim?
Cismimle, canımla ben belâyım, neyleyim?

Neyleyim, aslım, esasım dertle kurulmuş,
Ta ezelden dertle, şevkle yaratılmışım, neyleyim?

Dertlilerin en üstünü benim, cihanda,
Çünkü, her bir derdin başı, başlangıcıyım, neyleyim?

Yok yüceliş âşığa, insanlar arasında ebediyen,
Sanki ben toprak altında bir toprağım, neyleyim?

Abdülhamid Süleymanoğlu (Çolpan) – BEN VE BAŞKALARI

Abdülhamid Süleymanoğlu

Yürü, mazlumlar tufanının öç alıcı selleri!
Gülen başkaları, ağlayan benim,
Oynayan başkaları, inleyen benim.
Hürriyet masalını dinleyen başka,
Kulluk şarkısını dinleyen benim…
Başkasında kanat var, göklere uçar,
Dallara konar, bağlarda gezer.
Sözleri sedef gibi, sesi ney gibi
Şarkısını her yerde herkese söyler.
Bende de kanat var, lâkin bağlanmış…
Bağ yoktur, dal yoktur, kalın duvar var.
Sözleri sedef gibi, sesi ney gibi
Şarkım var, onu da duvarlar dinler…
Hür olan başkaları, haps’olunan benim,
Hayvan yerine konulup horlanan benim.
(1921)

Meral Kâşif – BU SABAH (K.K.T.C edebiyatı)

f202

Bu sabah sevginle uyandım.
Tatlı, güzel bir ürperiş doğdu içime.
Bütün gün hayâlinle avunacağım,
Seni düşüneceğim…
Senin aşkının heyecanı yükseldi benliğimden.
Ne güzel seni sevmek yürekten, çok uzaklardan.
Sevdanla uyanıp, aşkınla yaşamak sılada.
Bir selâm savuracağım rüzgâra,
Özlemle dolu gurbet elinden.
Dağı taşı, denizi aşıp ulaşacak Kıbrıs’a.
Tatlı, güzel bir ürperiş doğacak içimde
Bitmez özlemin içinde Beşparmaklarda dolaşacaksın.
Şarkımızın nağmeleri dilinde, sesin kulağında
Hayâl da olsa seni karşılayacağım o ıssız sahilde
Hayatımın özü, aslı oldun benim için, ömrümün baharında.

(Şiirde Özlem, Sevi ve Umut, 1996,44. s.)

Muhammet Sadık – BAYRAM MI YOKSA MATEM Mİ?

kerkük1

(KERKÜK EDEBİYATI)

Bayram günü hasretle coşar yaralı canlar
Bayram günü bir yad ile artar heyecanlar

Bayram günü herkes arıyor dostunu yarın
Biçare ki bilmez ne gelir başına yarın

Biçare ana oğlunu bekler güzü yolda
Bilmez ki onun cismini kurtlar yedi çölde

Hani o bizim oğlumuzun türbesi nerde
Kurt yedi onu çölde o gün kalmadı yerde

Hani benim oğlum ki görünmez ona n’oldu
On dürt Temmuz’a etti tesadüf şehit oldu

Bayram mı, bu matem mi, Muharrem mi, ‘ne mi ah
Her yanda semaya çıkıyor sayhayı nagah

Kerkük dağılıp her birisi derbeder oldu
Nehp oldu bütün malları kanı heder oldu

Oldu bu aziz günleri bayramları matem
Yedikleri gamdır ki bu gün içtiği hep sem

Düşman geziyor gözlerin önünde gülerler
Süslerle bezenmiş dolaşır neşe ararlar

Sadık yeter kan ağlama her mihnete sabır et
Yaz milletin ahvalini Allah’ına koş git

Kerkük Hoyratlarında Türkçe Sevdası

ırak türkmen bayrağı

Bu menim düz dilimnen
Uydırram söz dilimnen
‘Izrayıl’a can verrem
Ölendem öz dilinmen

Alışsın

Kibrit vur mum alışsın
Baba dilin unutsa
Yavrı kimnen alışsın (Fuat Şeyh Mustafa)

Mendilimnen

Sil teriv mendilimnen
Koyılsam top ögine
Vazgeçmem men dilimnen (Debbağ Samet Bayraktar)

Telâfer gün batışı(r)

Güller dala sarışı(r)
Dilleri Türkman okur
Bu dil ona yakışı(r) (Selahattin Bayraktar)

Özdi(r) yârim

Asildi(r) özdü(r) yârim
Dünyaya degişmerem
Öz dilim öz diyarım (Fazıl Abdullah Tuzlu)

Dilden men
Kalemnen sen, dilden men
Düşman bı kem aklıyla
İster geçim dilden men (Nasıh Bezirgân)

Ay getti ilim kaldı
Altında kilim kaldı
Kırdılar kol kanatım
Hamd ossın dilim kaldı. (Cumhur Kerküklü)

Dilive

Kurban ollam dilive
Allah bir kuvvet versin
Yerli Türkmen dilive (Safiye Tahir Bayraktar)

Dilim var

Kavın iste dilim var
Asılda Kerkükliyem
Bak ne şirin dilim var(C. Hasan Müftüoğlu)

Bir dilim yar

Bir kavın bir dilim yar
İki şeyi unutmam
Bir Kerkük bir dilim, yâr