ÖZDEMİR ASAF – PAY

ozdemir-asaf12

Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
İnanırdım saadetli yolculuklara.
Adalar var zannederdim güneşli, mavi, dertsiz.
Bütün hızımla koşardım dalgalara.
O zaman beni görseydiniz.

Ben pırıl pırıl bir gemiydim eskiden.
Beni o zaman görseydiniz
Siz de gelirdiniz peşimden.

Ama şimdi şu aksam saatinde
Son liman kendim, bu döndüğüm,
Bilmiş, bulmuş, anlamış.
Hatırımda bir vakitler güldüğüm.
Yoluna can serdiğim o kaçış.

Simdi o akşam saatinde
Donuyorum görmüş, geçirmiş, atlatmış,
Denizlerin doymayan sahilinde.

Cemal Süreya

cemal-sureyya9

 

uzaktan seviyorum seni
kokunu alamadan,
boynuna sarılamadan
yüzüne dokunamadan
sadece seviyorum

öyle uzaktan seviyorum seni
elini tutmadan
yüreğine dokunmadan
gözlerinde dalıp dalıp gitmeden
şu üç günlük sevdalara inat
serserice değil adam gibi seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni
yanaklarına sızan iki damla yaşını silmeden
en çılgın kahkahalarına ortak olmadan
en sevdiğin şarkıyı beraber mırıldanmadan
öyle uzaktan seviyorum seni
kırmadan
dökmeden
parçalamadan
üzmeden
ağlatmadan uzaktan seviyorum
öyle uzaktan seviyorum seni;
sana söylemek istediğim her kelimeyi
dilimde parçalayarak seviyorum
damla damla dökülürken kelimelerim
masum beyaz bir kağıtta seviyorum”

Necdet Rüştü Efe – TAKAS

cicek8

Bize her lâhza sunulsun bu kadehler dolarak,
Yaşı gözden silelim, derdi gönülden atalım.
Yatmadan sert, kara topraklara bedbaht olarak,
Gel; biraz ak, yumuşak kollara mes’ut yatalım.

Bulalım şimdi melekler gibi bir körpe güzel;
Bence fani kula elbet budur en tatlı emel.
Yapalım şöyle takas: Bir gececik zevke bedel,
O, masallarda geçen, cenneti hemen satalım.

Eşrefoğlu Rumi – EY GÖNÜL BİR

cicekler

Ey gönül hiç derde düş kim anda derman gizlidir
Gel karış bir katreye kim anda umman gizlidir

Terk edip canı cihanı gey feragat cübbesin
Bu feragat cübbesinde sırr-ı Sultan gizlidir

Değme bir derviş hakire hor görüp hor bakma kim
Gönlümün her köşesinde Arş-ı Rahman gizlidir

Muhib ise can u dil bulur hayat-ı cavidan
Dervişin herbir sözünde ab-ı hayvan gizlidir

Gör bu Eşrefoğlu Rumi bahr-ı aşkta neyledi
Can u başı terk edip can u cihanda gizlidir

Hikmet Münir Ebcioğlu

015

 

Aşkın içimde rüya kalbimde duya duya
Yalvarırım tanrıya bir daha gelsen diye
Kaybettim mi seni ben ayıramam kendimden
Bir ses var ki içimden haykırır sen sen diye

Göstermiyor aynalar beni artık ben diye
Söyleşir hatıralar nerde eski sen diye
Kaybettim mi seni ben ayıramam kendimden
Bir ses var ki içimden haykırır sen sen diye

Aşık İbreti

ibreti

 

Aşkın Pazarına Uğrarsa Yolun
Ateşlere Yakıp Seyran Ederler
Gönül Kaptır Da Bak, Görürsün Halın
Din,İman Bırakmaz Talan Ederler

Kimi Selvi Boylu, Şahin Bakışlı
Kimi Tavus Gibi, Göğsü Nakışlı
Kimi Tatlı Dilli, Melek Gidişli
Seni Varlığından Üryan Ederler

Kimi Kaşı Kara Kirpikleri Ok
Kimi Çok Sevimli, Şivesi Pek Çok
Kiminin Yüzünde Hiç Pervası Yok
Alemin Diline Destan Ederler

Kimi Çokça Sever, Sözü Yerinden
Kimisi Ah Çeker, Gayet Derinden
Kimisi Mahmur Gözlü, Sevda Serinde
Bir Bakışta Mesti Hayran Ederler

İBRETİ, Güzeller Nazik Edalı
Nerde Aşık Varsa, Başı Belalı
Çöllere Düşürür Mecnun Misali
Dünyayı Başına Zindan Ederler

Ahmet Muhip Dranas

089

ne sabahtır bu mavilik, ne akşam!
uyandırmayın beni, uyanamam.
kaybolmuş sevdiklerimiz aşkına,
allah aşkına, gök, deniz aşkına
yağsın kar üstümüze buram buram..

 

Mevlana

cicek2

Beri gel, daha beri, daha beri.
Bu yol vuruculuk nereye dek böyle?
Bu hır gür, bu savaş nereye dek?
Sen bensin işte, ben senim işte…

 

Aslan Aslanova – Lalələr

Yayın ortasında Gəncə çölündə
Çıxıblar yenə də dizə lalələr.
Qıpqırmızı şehli köynəklərini
Səpirlər dərəyə, düzə lalələr.

Xəyalımdan nələr gəlib nə keçər,

Yaz gələr ellərə durnalar köçər.
Bulaqlar-samavar, ağ daşlar–şəkər
Bənzəyir çəməndə közə lalələr.

Meylim üzünüzdə qara xaldadır,
Aslanın əlacı ilk vüsaldadır,
Nə vaxtdır Bakımın gözü yoldadır,
Bir qonaq gələsiz bizə, lalələr!

bəstəkar: Telman Hacıyev